daha çok sonlandırılması için kullanılan bir işlemdir ve  rahim içindeki bir gebeliğin özel yöntemlerle sona erdirilmesidir. İstenmeyen  hamileliklerin  sonlandırılması ülkemizde reşit kadınlara tanınan yasal ve çağdaş bir haktır.  (, sonlandırma, sonlandırma kullanılan diğer isimlendirmelerdir) işlemi yalnızca Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanınca uygulanır. Ve elbette yapılan işlem hasta hakları açısından  hekimle hasta arasındadır.   Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre istenmeyen gebelikler kadının arzusuyla 10. haftasına kadar sonlandırılabilir. Kişi evli ise eşinin de onayı gerekirken, evli değil ise ve 18 yaşını doldurmuş ise kendi isteği ve rızası yeterlidir. Yaşı 18’den küçük bayanlarda ise velinin onayı gereklidir.  Hamileliğin  anne veya bebek için tıbben sakıncalı olması durumunda ise ( bu durumlar örneğin;bebeğin sakatlığı ya da annenin gebeliği kaldıramayacak kadar hasta olması durumlarında) 10 haftadan daha büyük gebelikler de sonlandırılabilir. Böyle bir durumda birden fazla uzman doktorun kurul kararı vermesi ve tıbbi gerekçeleri belirtmesi gereklidir.

Dünyanın pek çok ülkesinde ve de bizde sonlandırılması halen vakum tekniği ile yani enjektör içersine negatif basınçla çekme şeklinde uygulanmaktadır.   aslında kelime anlamı olarak “kazımak” anlamına geldiğinden dolayı rahim içersinden doku almak amacıyla değişik amaçlarla da uygulanabilir. Yani aslında kürete etmek () sadece sonlandırma için yapılmaz.   Özellikle kadınlarda görülen kanama bozukluklarında ve menopoz sonrası kanamalarda teşhis amaçlı yapılabilir. Ayrıca kısırlık araştırmalarında yumurtlama olup olmadığını anlamak vb. amaçlı da uygulanabilir.

sonlandırması amacı ile yapılan ın tüm riskleri haftası büyüdükçe artar.Yasal sınır da bu nedenlerle tespit edilmiştir. 10 haftadan daha büyük gebeliklerin sonlandırılması tıbbi olarak da daha problemlidir gebe için ciddi riskler oluşturur.   Bu yüzden kürtaja karar verildiğinde yasal sınır olan 10. haftanın geçirilmemesi gerekir. Adet gecikmesi olmasa bile şüphesinde mutlaka bir jinekologa müracaat edilmelidir.  Sıkça sorulan sorulardan birisi gebeliğin bazı ilaçlar kullanılarak sonlandırılıp, sonlandırılamayacağıdır. Yurt dışında bazı ülkelerde kullanılan düşük ilacı (RU-486) Türkiyede kullanılmamaktadır. Ayrıca adet gecikmesinde bazen hekimlerin uyguladıkları ve halk arasında adet söktürücü olarak tanınan hap ve iğneler ise sonlandırılmasında işe yaramazlar. öncesi gebeliğin tespiti ve büyüklüğü mutlaka hekim tarafından ultrasonografi ile tespit edilmelidir.

Unutmayın ki..

işlemi hasta hakları dahilinde gizli tutulur ve üçüncü kişilere bu işlem hakkında bilgi verilmez ve işlem gizli kalır.

ülkemizde  reşit tüm kadınlar için kanuni çerçevede yapılmak şartı ile yasal bir uygulamadır.

Evli kadınlar olabilmeleri için eşlerinin onayı ve izni gerekmektedir.

Evli olmayan ve 18 yaşının üzerinde olan tüm kadınlar sadece kendi rızaları ile olabilirler, başkasının onayına gerek yoktur.

Düşük hapları ve ilaçları, iğneleri ülkemizde satılmamakta ve bir çok ülkede de olumsuz yan etkilerinden dolayı kullanılmamaktadır.

Kendi kendinize düşük yapmak gibi riskli ve hayati tehlikesi olabilecek işlemler yapmayınız. İstenmeyen gebeliklerde 10. haftasına kadar yasal olarak uygulanmaktadır.

Vakum ile en güvenli ve deneyimli ellerde yapıldığı zaman en az risk içeren yöntemdir. İlk gebelikte olunduğunda ileriki gebeliği olumsuz etkileyeceği ve “tekrar gebe kalınamayacağı” inancı doğru değildir. Deneyimli hekimler tarafından ve doğru bir şekilde yapıldığı zaman ileriki bir gebeliğin oluşumunu anlamlı bir şekilde olumsuz etkilemez.

Ucuz olabilme amacı ile bir çok kadın gerekli kurallara riayet etmeyen ve aslında tek kullanımlık  olan sistemlerini defalarca kullanan yerlerde olabilmektedir. Gereksiz  risk almayın. Ayrıca ın sadece  Jinekolog lar tarafından yapılması gerektiğini de unutmayın.